meydana çıkarma

n. elicitation

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • İNCAM — Meydana çıkarma. * (Yağmur) dinme …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • keşif — is., şfi, Ar. keşf 1) Ortaya çıkarma, meydana çıkarma, açma Meselenin künhü bir türlü keşif ve halledilemiyor. R. H. Karay 2) Var olduğu bilinmeyen bir şeyin ortaya çıkarılması Amerika nın keşfi. 3) Gizli olan bir şey hakkında geniş bilgi edinme… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • NEBŞ — Gömülü bir şeyi yerden çıkarma. * Bir şeyi diğer bir şey vasıtasıyla meydana çıkarma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İCHAR — (Cehr. den) Sesle okuma. * Ortaya çıkarma, zuhur ettirme, meydana çıkarma, açıklama …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ibraz — is., Ar. ibrāz Ortaya koyma, gösterme, meydana çıkarma Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ibraz etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • BAHSERE — Dağıtma. * Gizli bir şeyi aşikâr yapma, meydana çıkarma. * Kesilerek tane tane olma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜBADAT — Düşmanca davranış, saldırganlık. * Meydana çıkarma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜCAHERE — (Mücaheret) Açığa vurma, belli etme, meydana çıkarma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TA'LİN — Aşikâr etme. Meydana çıkarma. Açığa vurma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İ'LAN (İLÂN) — Belli etmek. Yaymak. Herkese duyurmak. * Gazetelerde veya sokaklarda duvarlara kâğıt yapıştırarak ticari bir iş, bir adres veya başka bir şeyi herkese bildirme. * Açığa vurma, yayma, meydana çıkarma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İFDAH — (Fadih. den) Kötülüğü açığa vurma. Kusur ve ayıpları meydana çıkarma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.